05 11 2005

KİMSİN SEN SEVGİLİ??

Kimsin sen? Sevgili...30´larındaki adam önce içinde biriken soluğu dışarı bıraktı... Sonra sordu: ´Yıllarca aşk ilişkisi sandığın bir beraberliğin aslında kimlikkavgasından ibaret olduğunu anlarsan ne yaparsın?´ ´Eminim, birçoğumuzun başına gelmiştir bu´ dedim ´abartacak bir şey yok!´ Ayağa kalkarak devam etti adam ´bir gün kafama dank etti ki, bizseviştiğimiz, birbirimize sarılarak uyuduğumuz ve tatlı tatlı gevezelikettiğimiz zamanlar dışında hep kimlik kavgasına tutuşmuşuz!´ ´Kişilik kavgası mı, yoksa kimlik kavgası mı?´Birdenbire yorulmuş, soluğu tükenmiş gibi tekrar koltuğa oturararakyanıtladı sorumu. ´İlk başta öyle sanıyordum. Farklı kişiliklerde bir adam ve kadın bir arayageliyor nihayetinde... Normal bu kişilik sürtüşmesi diyordum. Fakat bir güntelefonda karşılıklı atışırken ´kimsin sen ya!´ diye bağırınca ayıldım.´ ´Nasıl?´´Bak şöyle düşünÿ; sanki arabasına çarpmışını, o da kalantor biri gibi benitehdit ediyor: Sen kimsin de... ´ ***Günümüz ´âşıkları´nın duruşları klasik opera sahnesindeki şarkıcılarabenziyor. Birbirlerine aryalar yoluyla aşklarını haykırırken bile yüzleri birbirlerinedeğil, ´seyirci´ye dönük... O yüzden de kişiliğin değil,kimliğin önemi var. Toplumda (sahnede) bir ´yer´in varsa, ilişkide de yerin  yani rolün,repliğin, şarkıların var. Ve can yakıcı soru: Acaba toplum (seyirci) sizin durumunuza ne diyor? ***O yüzden işte... Bugünün sevgilileribirbirlerine birazcık kızmaya görsünler, hemen akıllarından, hattadillerinden kimlik sorgulaması geçmeye başlıyor: O da kim ki, kim oluyorda... En dokunaklısı ise şu: Bazı çiftler tanıyorum, hani neredeyse ´sen benimsevgilimin kimolduğunu biliyor musun?´ havasında dolaşıyorlar... ***Oysa biz ne öğrenmiştik?Sevmek, kimliğin baba evinde veya iş yerinde bırakılıp gelinen, hatta bazenyırtılıp atılan kişiliğin ise çıplak dolaşmayı tercih ettiği bir haldir... Seviyorsak bir tek esaslı kimliğimiz vardır birbirimize karşı: Sevgilikimliği... Sevgilimiz sorarsa ´sen kimsin´ diye, söyleyecek t... Devamı

05 11 2005

seninle yaşlanmak istiyorum

SENINLE YASLANMAK ISTIYORUM.SENELER GEÇSIN, SEN BENI BIL, BEN SENI BILEYIM ISTIYORUM.BENIM OLDUGU KADAR DOSTLARININ, DOSTLARININOLDUGU KADAR BENIM OL ISTIYORUM.NICE SIKINTI VE ZORLUK YASAYIP ANLATALIM.YASAYALIM KI, ÖGRENELIM HAYATI VE DESTEK ÇIKMAYI.BIRBIRIMIZIN OMUZLARINDA AGLAMALIYIZ.SEN ÇOK DERTLENIP, IÇIP, ARKADASLARINLA EVE GELMELISIN.PAYLASMALI VE BERABER SIKILMALIYIZ.ÖYLEKI, YALNIZ, SIKILMAK SIKMALI BIZI.YASAYALIM KI, PARAMIZ OLUNCA SEVINELIM.GÜZEL GÜNLERIMIZ! I, EVIMIZDE, BIR SISE SARAP VEPIJAMALARIMIZLA KUTLAMALIYIZ.YA DA BAZEN DOSTLARLA UCUZ BIRALAR IÇEREK...BÖYLECE YASAMALIYIZ ISTE.SONRA ÇOCUGUMUZ OLMALI,DÜSÜNSENE, SENIN VE BENIM OLAN BIR CANLI.GECELERI AGLADIKÇA SIRAYLA SUSTURMALIYIZ.!SEN ARADA MIZIKÇILIK YAPMALISIN.VE BEN SÖYLENEREK SIRANI ALMALIYIM.YORGUN OLDUGUM IÇIN YEMEK YAPMAMALIYIM,SÖYLENEREK YUMURTA KIRMALISIN.HAVA SOGUKKEN BIRBIRIMIZE SIKICA SARILIP YATMALIYIZ.ZAMAN SU GIBI AKIP GIDERKEN, HERSEY YASANMIS !BIR HAYATIMIZ OLMALI.HERSEYE RAGMEN HIÇ BIKMAMALIYIZ BIRBIRIMIZDEN.MUTLU DA OLSA, KÖTÜ DE OLSA, YASADIGIMIZ GÜNLERBIZIM GÜNLERIMIZ OLMALI.SAÇLARA DÜSÜNCE AKLAR, YA DA GIDINCE AKLAR,ÇOCUKLARI GÜVENCE ALTINA ALIP GITMELI BU SEHIRDEN.KAVGASIZ, HER SABAH CINAYETLE UYANILMAYAN,SESSIZ BIR YERE GITMELIYIZ.GECELERI BALKONDA DENIZI SEYREDIP,SANDALYELERIMIZDE SALLANMALIYIZ.EVE GELIP, BENDEN KAHVE ISTEMELISIN.ÇOCUKLAR GELMELI ZIYARETIMIZE,GEÇMISTEKI HAREKETLI GÜNLERIMIZI ANIMSAMALIYIZ.BEN, ´BEY´ DEMELIYIM SANA, SEN DE ´HANIM´.ÖYLE SEVMELISIN KI BENI BU YAZDIKLARIM KORKUTMAMALI SENI.TEBESSÜMLER AÇTIRMALI YÜZÜNDE.BIRGÜN BU HAYATI BIRAKIP GIDERKEN,SADECE MUTLULUK OLMALI YÜZÜMÜZDEBIRBIRIMIZI SEVMENIN GURURU OLMALI´HERSEYDE´... CAN YÜCEL ... Devamı

05 11 2005

LEON 'a

Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun tenYazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. ATAOL BEHRAMOĞLU   Devamı

05 11 2005

ben sana mecburum

  Ben sana mecburum bilemezsinAdını mıh gibi aklımda tutuyorumBüyüdükçe büyüyor gözlerinBen sana mecburum bilemezsinİçimi seninle ısıtıyorum Ağaçlar sonbahara hazırlanıyorBu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyorSokak lambaları birden yanıyorKaldırımlarda yağmur kokusuBen sana mecburum sen yoksun Sevmek kimi zaman rezilce korkudurİnsan bir akşam üstü ansızın yorulurTutsak ustura ağzında yaşamaktanKimi zaman ellerini kırar tutkusuBirkaç hayat çıkarır yaşamasındanHangi kapıyı çalsa kimi zamanArkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatihte yoksul bir gramafon çalıyorEski zamanlardan bir Cuma çalıyorDurup köşe başında deliksiz dinlesemSana kullanılmamış bir gök getirsemHaftalar ellerimde ufalanıyorNe yapsam ne tutsam nereye gitsemBen sana mecburum sen yoksun Belki Haziranda mavi benekli çocuksunAh seni bilmiyor kimseler bilmiyorBir şilep sızıyor ıssız gözlerindenBelki Yeşilköy´de uçağa biniyorsunBütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyorBelki körsün kırılmışsın telâş içindesinKötü rüzgâr saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsemBu kurtlar sofrasında belki zorAyıpsız fakat ellerimizi kirletmedenNe vakit bir yaşamak düşünsemSus deyip adınla başlıyorumİçim sıra kımıldıyor gizli denizlerinHayır başka türlü olmayacakBen sana mecburum bilemezsin.. Devamı

05 11 2005

ACININ KANATLARI

Dostoyevski´nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musunuz?Kendi idam sahnesi...Çar´ın baskı döneminde, arkadaşlarıyla bir sohbet grubu kurmuştu. Yakalandı. 28 yaşında idam isteğiyle yargılandı.Mahkemenin sonucunu beklediği gece hücresinden alındı. Ölüm kararı yüzüne karşı okundu. Papaz günah çıkarttırdı. Gözleri kapalı olarak bir direğe bağlanıp, müfreze karşısına geçirildi.´Ateş´ emrini beklerken gerçek karar bildirildi kendisine...Aslında mahkeme 8 yıl hapis vermiş, Çar bunu 4 yıla indirmiştiÿ; ama ona ders olsun diye böyle bir gösteri planlanmıştı.Böylece ´ölümle tanıştıÿ; oysa bu sefil oyunda asıl keşfettiği şey, ´yaşamdı.Stefân Zweig´a göre 4 yıl sonra yaralı parmaklarından zincirleri çıkardıkları zaman sağlığı bozulmuş, şöhreti uçup gitmişti, ama kırık dökük bedeninden her zamankinden daha parlak fışkıran tek bir şey vardı:Yaşama Sevinci...Durumu en iyi anlatan cümle Nietzsche´nindir:´Hayatı kaybetmenin kıyısına yaklaşanlar, onu daha iyi tanırlar.´Krizdeyiz. Gemimiz su alıyor!Daha evvel, mutluluk diyarına doğru pupa yelken yol aldığını düşündüğümüz o emektar vapurun gürültüyle batmakta olduğuna inanıyoruz şimdi...Halbuki daha önceki sevinç dalgası kadar bugünkü kasvet tufanı da aldatıcı...Yegâne gerçek şu:Bu gemi su alıyor.Batmamak için de yenilenmek durumunda...Bu gerçeği görebilmek, maziyle yüzleşebilmek, sahip olduklarımızın kıymetini anlayabilmek için bugünkü acıları çekmemiz gerekiyordu.Zamanla o sancılar olgunlaştıracak bizi... Acının bilgeliği, gözümüzdeki mili çekip alacak.Göreceğiz ki çare, kafileler halinde suya atlamak değil, gemiyi baştan aşağı yenilemektir.Umutsuzluk her yanı kuşattığında, umudun vakti gelmiş demektir.Can DÜNDAR... Devamı

05 11 2005

özlemeyi özledim

sana günaydın demeyi özledimsenin şiirlerini özledimiki kişilik kalabalık sohbetlerimiziiakşamları sessiz muhabbetlerini özledimbirini sevmeyibirini özlemeyi özledimsevilmeyiözlenmeyiözledimbaşka bişey özlemedim:) Devamı

05 11 2005

http://www.msn155.com/mainpage/

msn için gerekli bir link.. ister hotmail arayüzünü Türkçe ye çevirin, isterseniz hotmail hesabınızı 25 MB ye yükseltin.. Devamı

05 11 2005

http://www.blockstatus.com/msn/ÿdelete-checker

msn de sizi kimler engellemiş? Devamı

05 11 2005

http://www.baltakaya.com/

msn de genel sorun olduğunda bu linkten girebiliyorsunuz msn.ye Devamı

05 11 2005

http://www.haber.gen.tr/indexb.asp

her sabah en önemli haberler adresinize geliyor m gazete özetleri epostanızda, üye olunepostanızda, üye olun Devamı

05 11 2005

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ??

* kendi dirseginizi yalamanin imkansiz oldugunu ? * ordegin vakvaklamasinin yanki yapmadığını ve bunu kimsenin aciklayamadigini? * yasamin boyunca uyku sirasinda yaklasik 70 bocek ve 10 orumcek yiyecegini?( Mmmmh!!:) * idrarın zifiri karanlikta parladigini? * eger cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini? * hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini? * hapsirdigin sirada gozlerini acik tutmaya calisirsan, yerlerinden firlayabileceklerini? * domuzlarin vucut yapilarindan dolayi hicbir zaman baslarini yukari kaldirip gokyuzune bakamadiklarini? * dunya nufusunun %50 sinin hic telefonla konusmadigini? * farelerin ve atlarin kusamadiklarini? * 1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini %700 arttirdigini? * cakmagin kibritten once bulundugunu? * parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu? * bu yaziyi okuyan insanlarin %75 inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini:) Devamı

04 11 2005

NEREDE O GELECEK BAYRAMLAR?...

İçinde bulunulan zamanı aşağılayıp, nerede o eski karpuzlar ve kavunlar, diye her şeye nostaljik takılmak, zevkli ve kolaycı bir davranıştır.Aslında ben de dün sabah bilgisayar başına geçtiğimde , Nerede o eski bayramların lezzeti, diye başlayan bir yazı yazmaya niyetliydim. Ama eski bayramların yaşandığı dönemleri ayrıntıları ile hatırlayınca, Neden hâlâ gelecek bayramlara ulaşamadık, demenin daha doğru olacağına karar verdim.Gözden kaçırdığımız bir gerçek var bu nostaljik takılmalarda. Ancak yetişkinlerin ve yaşlıların, Eski bayramlar ı vardır. Onlar eski bayramları hatırlarken, aynı anda çocukluklarını yad ederler. Dedelerinin, ninelerinin, babalarının, annelerinin hayatta olduğu, sevildikleri, şımartıldıkları dönemlerdir o eski bayramlar.Yaşlandıkça giderek çevrenizde, Aile büyüğü, sayısı azalır. Bakarsınız ki, sizden iki yaş büyük olan çocukluk arkadaşı akrabanız aile büyüğü oluvermiş. Derken ailenin en büyüğü (Ya da yaşlısı) siz oluverirsiniz. Fellini nin söylediği gibi sofraya bir oturduğunuzda en genç sizsinizdir, sonraki oturduğunuzda da sofradaki en yaşlı siz olursunuz.Bu nedenle nostalji yaparken olayın asıl yüzünü gizlemek için gerçekleri çarpıtırsınız. Ben çocukluğumu özlüyorum, demek yerine, Eskiden her şey daha güzel, daha lezzetliydi, falan dersiniz.Oysa çocukluğunuzun Türkiye si şimdiki Türkiye den daha yoksul, daha az demokratik, daha az üretkendir. O eski Türkiye içine dönüktür, her alandaki korumacılık ve devletçilik yüzünden, çağdaşlıkla arasındaki mesafe şimdikinden daha açıktır.Milyonlarca Türk şimdi yurtiçinde ve dışında tatil yapıyor. Türkiye şimdi dünyanın 8´inci büyük turizm ülkesi. Benim çocukluğumun bayramlarında Antalya da doğru dürüst otel yoktu. Benim çocukluğumun Türkiye sinde Ankara dan İstanbul a otomobille gelmek için Kargasekmez geçilirdi ve bu yolculuk 12-14 saat tutardı. Ayrıca otomobil sahibi olmak imtiyazdı.Bugün Türkiye otomobil ihracatçısı bir ülke. Ayda 300-400 lira taksitle otomobil satın alınabiliyor.Benim çocukluğumda... Devamı

04 11 2005

HERŞEYİN İLKİ ZORDUR...

merhaba.... Birşey nasıl başlarsa öyle gider...Bu düşüncem nedeni ile başlamak bana hep bir sorumluluk verir... İLK YAZIM..herşeyin ilki zordur yaaa....   Devamı